Sevgili blogger.com, sen yokken neler oldu neler bir bilsen:) Nereden baslasam bilemiyorum, hamilelik mi dogum mu dogum sonrasi mi...
Hamilelikten baslayalim. Evde bir toddler ile ne kadar yoruldugumu anlatamam, zaten hamilelikte yorgun hissedersin ama evde de yerinde durmayan bir canavar olunca vay halime. Disari bile cikmamaya basladim. Kontroller falan hersey yolunda gibiydi ama plasenta biraz asagida imis o yuzden ekstra bir ultrason daha oldum. Daha cok dikkat etmem gerekti nitekim kanama olma ihtimali daha fazla bu durumda. Ama sonuc olarak normal dogumu engelleyecek kadar asagida degilmis. Ancak 34. hafta kontrolunde ebe bebisin ters oldugunu soyleyip bir ultrason daha ayarlayacagini soyledi. Hemen ayni gun aradilar ve randevuyu soylediler ve gittigimizde bebek gercekten ters imis. Ancak bebegin ters olmasi disinda da baska bir sorun daha ortaya cikti; bebisimin bobrekleri genislemis. Sonographer bobreklerle ilgili bir sorundan bahsettiler mi size diye sorunca odumuz koptu. Hemen aklimiza kotu seyler gelmeye basladi, bebisimi dogumdan sonra hemen alicaklar emziremeyecegim bile falan diye dusunup aglamaya basladim hemen. Neyse bi doktorla gorusturduler sonra da cok onemli birsey degil, sik rastlanilan bir durum falan dedi ama yine icim icimi yedi. Dogumdan sonra hemen bakacaklarini, bebek iyi gorunuyorsa ultrasonla daha sonra bobreklerine bakacaklarini falan soylediler. Moral alt ust oldu tabi yine de, hic beklemedigimiz anda beklemedigimiz bir haber; tesaduf eseri ogreniyoruz. Bu ultrason ayarlanmasa haberimiz bile olmayacak belki ve bebisin bobrekleri zarar gorecekti, kim bilir. Cok sukur diyoruz her zaman. Dogumdan itibaren antibiyotik almaya baslayacak; olasi bir idrar yolu enfeksiyonunu onlemek icin.
Neyse dogum faslina gecelim... Bebis buyukmus vede plasenta asagida oldugu icin dogum kanalina giremiyormus, o yuzden bir asagi bir yukari donup duruyormus:) Bir consultant ile gorustuk ve bize sezeryen tavsiye etti; bircok etken birarada oldugu icin: dusuk plasenta, iri bebek, o anda duz olan ama her an ters donebilecek olmasi bebisin, onceki dogumun sezeryen olmasi falan filan, belki aklima gelmeyen baska seyler... Neyse 39. haftaya sezeryen randevusu verdi, ve sezeryenden once almam gereken birkac hap ve bilgi verdi. Sezeryen gunu geldiginde once telefon etmemizi soylemisti acil durumlar varsa beni bekletebilirler diye ona gore gelin demisti, aradik acil bisey olmadigini soylediler, gittik ama bekle bekle, eleman eksigi varmis meger. Birkac saat ekstradan bekledik ve beklerken bir odaya almislardi, birkac doktor geldi normal dogum denemek istermisin diye fikrimizi degistirmeye calisti:) Tam hazirlamisiz kendimizi sezeryene, hersey bitecek o gun falan diye heyecanlanmisiz; gelmis bize normal dogumu deneyebilirsin aslinda; plasenta o kadar da asagida degil, bebek de cok buyuk olmayabilir falan demeye basladilar; yok ben almiyim dedim. Her ne kadar en basindan beri normal dogumu deneyecegim desem de hep icimde normal dogum yapamayacagimi hissediyordum, bu kadar aksilik de bir araya gelince tamam dedim sezeryen olsun. Hazirlandik, ameliyat odasina gittik, damar yolu acmaya basladilar, epidural icin omurilige tup soktular falan bayagi bir iskence cektim yani. Acil sezeryende zaten sancidan kivrandigim icin hic farketmemistim bu kadar acidigini, herseyi yavas yavas yaptiklarindan cok acidi herhalde. Neyse operasyona baslarken eski sezeryen dikisinin cok yukarida oldugunu, daha asagidan yeni bir kesik yapacaklarini soylediler, ne diyelim, ok dedik. Lucky me, iki sezeryen dikisim olacak:) Basladilar operasyona ama bende de bir daralma basladi, nefes alamiyorum gibi bayilacagim gibi hissetmeye basladim. Anestezi uzmani oksijen vermek istedi ama beni daha da daraltti istemedim. Panik oldum, sakinlesmeye calistim ve biraz duzeldim neyseki. Bebisi cikarttilar, veeee, cok sukur idrarini da yapti. Bobrek sorunu oldugundan yapmasi iyiye isaret:) Gayet saglikli gozuken 4.135 kiloluk bir tosuncuk:) Tabi bebisimizi saglikli gorunce dunyalar bizim oldu, K vitamini verelim mi diye sordular, verin dedik, sonra yanimiza verdiler bebisi bir sureligine.
Dogum sonrasi ve basima gelenler daha sonra...Seneye yazarim herhalde:)
Beceriksiz Anne
Tuesday, 21 February 2012
Monday, 13 December 2010
Bebisko 2
Ekim sonunda bebek icin denemelere baslamaya karar verdik ancak o ay ki yumurtlama donemimi kacirmis oldum. Tekrar internette yumurtlama dongusune baktim; 28 gunde bir yumurtladiginda son adetin 1. gununden itibaren sayiyorsun ve 14. gunde yumurtladigin farzediliyor. Ama sperm 4-5 gun yasayabiliyor ve yumurta da 12-24 saat yasayabiliyor, bu yuzden 12-16 gun arasi bebek yapmak icin ideal zaman oluyor. Biz bunu biraz daha yaydik tabi veeeee periyoduma 4-5 gun kala marketten hamilelik testi aldim; biraz yorgunluk vardi, acaba dedim, bu kadar cabuk olabilir mi. Testte 6 gun oncesine kadar yapilabilecegi yaziyordu ancak dogruluk orani daha az oluyormus erken yaparsan. Bende 4 gun oncesinde yaptim ve pozitif cikti. Ne olur ne olmaz periyodumu bekledim; baslamadi:) Periyodumun baslamasi gereken gunden iki gun sonra bir test daha yaptim ve o da pozitif cikti; yaniiii ikinci bebisko yolda:))) Cok sukur, hep sukrediyoruz; ilk bebisimiz saglikli oldugu icin, ikinci bebisimize kolay hamile kaldigim icin cok sukrediyoruz, Allah olmayanlara da versin.
Emzirmeye paydos:)
Eveeet, aksam ve oglen uykudan once emziriyordum bizim kucuk afacani ancak aksamlari cok zor oluyordu cunku onu emzirirken bende uyukluyordum ve sonra kalkinca uykum kaciyordu dolayisiyla gece ikilere uclere kadar uyanik kaliyordum. Bunun icin once aksam emzirmesine son verdik; bizimki sutu cok severek icmedigi icin babasi ona pembe sut yapmaya basladi yani cilekli nesquik. 16 Kasimda aksam emzirmesini 7 Aralikta da oglen emzirmesini biraktim yani afacan 2 yil 2 ay kadar emmis oldu; not bad:) Bekledigimizden kolay oldu diyebilirim; annenin mamasi bitti dedik, bazen biraz aglasa da bir sekilde uyudu.
Tuesday, 21 September 2010
Benim de bir blogum var:)
Ne akla hizmet basladim bilmiyorum, zaten takip eden de olmaz ki beni, ben ki takip ettigim bloglara bile yorum yazmam; belki ileride bakar bakar gulerim:) Hep fen/matematik bolumlerini secmis, sonra muhendislik tercih etmis, kompozisyon yazmak durumunda kalinca kara kara dusunen ben kim blog yazmak kim. E niye basladim o zaman??? Ne bileyim; psikolojik olarak rahatlamak icin mi acaba; etrafimda konusacak kimsem olmadigi icin mi; bilemiyorum. Ama bicir bicir blog yazan anneleri (calisanlari da var aralarinda) gordukce, yaptiklarini okudukca hic bir ise yetisemeyen ve de (dogumdan sonra isi birakip) calismayan ben kendimi cok beceriksiz hissediyorum. Blogumun ismini de bu sebepten sectim.
Simdilik bu kadar, ben ara sira ugrarim yine:)
Simdilik bu kadar, ben ara sira ugrarim yine:)
Subscribe to:
Comments (Atom)